Bu Blogda Ara

13 Ağustos 2015 Perşembe

TOMBİK AYI HASTALANINCA

Tombik Ayı ile tanışıklığımız yeni. Tombik Ayı Kaybolunca kitabını geçen ay okuduk ve yazdık. Çocuklar tanıdıkları kahramanların farklı maceralarını dinlemeyi seviyor. O yüzden bazı yayınevleri tercihlerini seri kitaplardan yana kullanıyor. Takipçisi ve alıcısı hazır diye düşünüyorlardır belki, bilemiyorum.
Benim de sevdiğim seri kitaplar var örneğin Martin Waddel'in yazdığı Küçük Ayı ve Büyük Ayı serisi. Ancak Tombik Ayı, benim açımdan da, Deniz açısından da özlenecek, ısrarla istenecek kitaplar kategorisinde değil. Muhtemelen kütüphaneye geri verme tarihine kadar yeniden okumak istemeyecek. Ne eğlenceli ne de komik. Pearson Yayınları'ndan çok sevdiğimiz Köpekler Bale Yapmaz ya da Gergedanlar Krep Yemez ayarında değil. Arkadaşlık üzerine, "iyilik yap, iyilik bul!" diyen, kafiyeli, güzel resimli, benzeri bol bir kitap.



Sonbahar gelince soğudu hava
Tombik ayı üşüyordu mağarasında.
Halsizdi vücudu,
üstelik tıkalıydı koca burnu.
Hem başı da çok ağıyordu,
yoksa Tombik ayı hasta mı oluyordu?

Paniğe gerek yok. Tombik ayının iyi ve kötü gün dostları iş başında. Bu temayı çok daha güzel işleyen bir başka kitap için bir tık, lütfen.
http://bikipak.blogspot.com.tr/2014/04/bekci-amosun-hastalandigi-gun.html

Yazan Karma Wilson
Resimleyen Jane Chapman
Çeviri Gülbin Baltacıoğlu
Pearson Türkiye
Okul öncesi

 

7 Ağustos 2015 Cuma

BABACIĞA ÖPÜCÜKLER

Deniz hiçbir zaman uykuyu seven bir çocuk olmadı. Uyku zamanı geldiğinde çoğu kez homurdanıyor, uyku öncesi rutinlere itiraz ediyor çünkü oyun tatlı, uyku sıkıcı. Replikse belli. "Uyumak istemiyorum. Uyumak hiç de eğlenceli değil." 
Bazı geceler "Beni hep uyutmaya çalışıyorsun" diye mızıldanarak kitap bile oku(t)mak istemiyor. O yüzden çocukları uyku öncesi rahatlatan, uykuya hazırlayan ve bu konuyu ele alan  kitapları daha çok seviyorum. Üstelik bu kitaplar sadece Deniz'i eğlendirmiyor aynı zamanda bana da doğru rol modeli oluşturuyor. Onlardan birini daha buldum kütüphanede. Babacığa Öpücükler
Kitabın ana kahramanları uyumaya ayak direten yavru ayı ve onu oyunla ikna eden baba ayı. Bir de anne var ama o daha geri planda. Bazı geceler yerinde olmak isterdim doğrusu. Baş köşeye kurulmuş bir yanda kitabı diğer yanda bir fincan çayı (kahvesi) yavrusuna sarılıyor ve öpüyor hepsi bu. Baba ayının işiyse hayli zor.
"Peki ama benim kocaman ayı öpücüğüm ne olacak?" diyor baba ayı.
"Bana ne bana ne ... yok öpücük babaya bir tane bile!"
Ve baba oyunu başlatıyor.
"Demek öyle," diyor baba ayı, yavru ayıyı hoppacık yapıp havaya kaldırarak. "Peki ne dersin ayı öpücüğü yerine bir zürafa öpücüğüne? Yavru zürafalar babalarına yüksekten, uzun uzun öpücükler verirler; bak işte böyle!"
"Olmaz!" diyor yavru ayı. "Bana ne bana ne... yok zürafa öpücüğü bir tane bile!"
Bu diyalog başka hayvanlar ile devam ediyor. Yavru ayı her defasında güle eğlene itiraz ediyor. Bir yandan da banyosunu yapıyor, dişlerini fırçalıyor, pijamalarını giyiyor, tek başına yatağına giriyor. Ve baba ayı tam odadan dışarı çıkarken yavru ayı babasına sesleniyor ve kitap mutlu sonla bitiyor.



Yazan Frances Watts
Resimleyen David Legge
Çeviri Ömür Özyurt
1001 Çiçek Kitaplar
Okul öncesi



 
 

1 Ağustos 2015 Cumartesi

BENİM ADIM CARETTA CARETTA... YA SENİNKİ?

Deniz'in amcası WWF'da çalışmaya başlayınca kitaplığımıza bir yeni kitap daha eklendi.
Benim Adım Caretta Caretta... Ya Seninki?
Haziran 1990'da MEDASSET'in* başkanı Lily Venizelos, Irene Fafalios'a nesli tehlike altındaki Caretta carettalar için bir çocuk hikâyesi yazmasını önermiş. Yunanistan'da yazılan ve yayına hazırlanan kitabın yayın hakkını alan WWF-Türkiye 2006 yılında bu kitapçığı Türkiyeli çocuklarla buluşturmuş.
Belli bir tema üzerine yazılan her kitap gibi asıl amacı bilgilendirmek olduğu için metin biraz didaktik. Yazar varlığını fazla hissettiriyor, çocukların sezgisine güvenmiyor, ille de bir parantez açıyor ve açıklıyor. Yazısı bol, görseli az. Bu hâliyle eğlenceli, bir daha bir daha okunmasının talep göreceği bir metin değil ancak içeriği doyurucu. Caratta carettalar ne ile beslenir, ne gibi tehlikelere maruz kalır, hepsini öğrendik. Üzerine birkaç youtube videosu da izleyince...
"Annee evde caretta caretta besleyebilir miyiz?"
 
*MEDASSET: Akdeniz Deniz Kaplumbağalarını Koruma Derneği
 
 
Yazan Irene Fafalios
Resimleyen Keiko Kanao
Çeviren Esin Uslu
WWF Türkiye
Lebib Yalkın Yayımları ve Basım İşleri A.Ş.

22 Temmuz 2015 Çarşamba

EVE DÖNELİM, KÜÇÜK AYI

Dün kütüphane günüydü. Deniz arabada yeni kedimiz Pati ile beklerken hızlıca değiş tokuş işini hallettim. 3+3 sistemiyle (3 benim, 3 onun kütüphane kartıyla olmak üzere) dördü hiç okunmamış altı adet kitap aldım. Ancak eve geldiğimizde seçtiğim kitapların dördünün kahramanının ayı olduğunu fark ettim. Doğada bir ayı ile hiç karşılaşmadım ancak bir çocuk kitabı kahramanı olarak ayıyı seviyorum, seviyoruz, özellikle de Büyük Ayı ve Küçük Ayı serisini. Serinin daha önce okumadığımız bir kitabını bulduğumda beğeneceğimizden emindim. Yanılmadım. Çünkü bize çok tanıdık bir hâli anlatıyordu kitap.
Deniz ile yürüyüşe çıkmayı seviyorum. O da seviyor olmalı. Ne zaman yürüyerek bir yere gitsek elimi tutuyor, bir süre lafladıktan sonra, "Ne iyi oldu anne. Hem yürüyoruz hem de sohbet ediyoruz." diyor. Bu sohbetlerin konusu çeşitli.  İzlediği çizgi filmler, anneannesi ve teyzesinden benim çocukluğumla ilgili duyduğu hikâyeler, ben işteyken evde olanlar... Hoplaya zıplaya yanımda yürürken bana anlattığı şeyleri dinlemek, yol boyu uydurduğumuz oyunlar, çok yorulduğunda anne asansörü çağırıp kucağıma zıplaması... Birlikte yürüyüş yaparken zevk aldığımız her ne varsa girmiş kitabın sayfalarına.  O yüzden daha ilk sayfalarda kalbimizi çalıyor Eve Dönelim, Küçük Ayı kitabı. 
Büyük Ayı ve Küçük Ayı ormanda yürüyüşe çıkıyorlar. Ormanda yürürken Küçük Ayı pof pof diye sesler işitiyor. Bu sesi çıkartan Pofuduk'un yakınlarda olduğuna ve onları izlediğine çok emin. Peşlerinde olan sadece Pofuduk olsa iyi! Şıpıdık, Patırdak ve diğerleri de takılıyor peşlerine.
Tuhaf seslerle dolu bir orman, bilinmeyene yakıştırılan hikâyeler, Büyük Ayı'nın sabırla, sevgiyle bilinmeyeni aydınlatması, sevgi, ilgi ve güven ortamında büyüyen şanslı Küçük Ayı...
Bu seri gözden kaçmamalı.



Yazan Martin Waddel
Resimleyen Barbara Firth
Çeviren Aslı Motchane
Kır Çiçeği Yayınları
2-6 yaş
 

19 Temmuz 2015 Pazar

KİRPİ OMLET

Diko, Piko ve Omlet her sabah erkenden kalkar, kahvaltılarını yaptıktan sonra bahçeye oynamaya çıkarlardı. Saatlerce bahçede oyun oynar, zamanın nasıl geçtiğini unuturlardır, ta ki anneleri çağırana dek.
Hayatlarının günlük akışlarını böylece öğrendiğimiz Kirpi biraderlerden Omlet bir gün kardeşleri uyurken kalkar, annesi evden çıkmamasını tembihlediği hâlde dışarı çıkar zira kuşlar onu çağırmaktadır, ayrıca kurbağa Peki'den de özür dilemelidir. Çünkü iki gün önce birlikte oyun oynarlarken yanlışlıkla dikenleri Peki'ye batmış ve onun canını yakmıştır. Bu arada Omlet'in adı "başındaki sert dikenlerin arasındaki bir tutam turuncu renkli tüycük" nedeniyle Omlet'tir. Yazar diğer isimlerin neden konduğunu açıklamaz bize.) Omlet o denli hassas bir kirpidir ki canı yanan kurbağayla birlikte ağlar.
Kahramanın yolculuğu başlar, yolda birilerine rastlar ama bir numara olmaz. Kitap başkasının bahçesine izinsiz girmeyeeliimm  onun bin bir emekle yetiştirdiği meyveleri koparmayaalııım, annemizin sözünden hiç çıkmayalımmm arkadaşlar mesajıyla biter.
Ciltli kapak, sayfaları şöyle bir karıştırdığımda karşılaştığım güzel resimler ve YKY etiketi beklentimi yükseltmiş olmalı ki okuma bittiğinde sonuç benim için tam bir hayal kırıklığıydı. Resimlere bakmaktan keyif aldık ancak hikâye ne beni ne de Deniz'i tatmin etti. Bir kez okuyup kütüphaneye iade ettik.


Yazan ve resimleyen Aysun Berktay Özmen
YKY
Okul öncesi

 
 
 

7 Temmuz 2015 Salı

SENİNLE BEN, KÜÇÜK AYI

Bana iyi anne kimdir diye soracak olsalar cevabım Büyük Ayı olurdu.
Evet, annelik idolüm, Martin Waddell'in yazıp Barbara Firth'in resimlediği Küçük Ayı serisinin annesi Büyük Ayı. Ne zaman bu seriden bir kitap okusak içim sevgi ve anlayışla doluyor. Hadi itiraf edeyim biraz da annelik kusurlarımı görüyorum. Bknz: Uyuyamıyor musun Küçük Ayı? Gün boyu iş güç derken Deniz'in uyumasını sabırsızlıkla beklediğim tam da Büyük Ayı gibi onu yatırıp kitap okumaya koyulduğum gecelerde Büyük Ayı sabrı gösteremediğim geceler oldu, kabul ediyorum. Böyle durumlarda sadece kendime empati yapıyordum(ayaklarımı uzatıp bir kitap okuyamayacak mıyım? vs.) ancak kitabı okumak bende değişime yol açtı. Hâlâ Deniz'in bir an evvel uyuması en büyük arzum ama uyuyamadığı durumlarda kendime acımak yerine Büyük Ayı'nın davranışını hatırlıyor ve Küçük Ayı'ya yani Deniz'e empati yapıyorum. O yüzden çok seviyorum, bu seriyi, Deniz'den bile çok.
 Seninle Ben, Küçük Ayı kitabı bir başka ortak derdi anlatıyor.
"Oynamak istiyorum!" demiş Küçük Ayı.
"Ateş için odun toplamam gerek," demiş Büyük Ayı.
"Ben de toplayacağım," demiş Küçük Ayı.
"Seninle ben Küçük Ayı," demiş Büyük Ayı, "odunu birlikte toplayalım."
Birlikte su taşırlar, mağarayı toplaralar. Küçük Ayı, oyuncaklarını toplamayı bitirir ancak Büyük Ayı'nın işleri hâlâ bitmemiştir.
"Benimle oynamanı istiyorum!" demiş Küçük Ayı.
"Kendi kendine oynaman gerekecek, Küçük Ayı," demiş Büyük Ayı.
Küçük Ayı kendi kendine oynamış. Büyük Ayı işleri bitirmiş ve gözlerini kapatıp bir süre dinlenmiş. Sonra günün en keyifli saati gelmiş.
"Bugün çok iş yaptık, Küçük Ayı!" demiş Büyük Ayı.
"Ne güzeldi Büyük Ayı!" demiş Küçük Ayı.
"Seninle ben ne güzel oynadık... birlikte!"
Yazan Martin Waddell
Resimleyen Barbara Firth
Çeviren Aslı Motchane
Kırçiçeği Yayınları
2-6 yaş

1 Temmuz 2015 Çarşamba

TOMBİK AYI KAYBOLUNCA

Halk Kütüphanesi'nde çok severek okuduğumuz kitaplar var. Özleyip yeniden okumak istediğimizde bazen kaybolduğunu ya da yıpranma nedeniyle sistemden düştüğünü öğrenip üzülüyorum. Bu haberi aldığımda işim biraz daha zorlaşıyor, özellikle Deniz yanımda değilse. Onun olası hayal kırıklığını daha eğlenceli, yeni kitaplarla gidermeye çalışıyorum.  Beni daima tatmin eden yayınevleri var, Kırçiçeği Yayınları, Pearson Yayınları gibi. Onlardan birini buldum mu, işlem tamam!
Geçtiğimiz günlerde elimizdeki kitapları iade edip yenilerini almak için hızlı bir kütüphane ziyareti yaptık. Kordonda kütüphaneye en yakın cep içine arabayı kısa süreli park ettiğimiz için neredeyse koşarak gidip geldik. Ben yeni kitaplar ararken Deniz her zamanki gibi satranç köşesine geçti ve anneannesiyle bir el kuralsız satranç oynadı. Ben de kütüphaneye yeni teşrif etmiş güzel bir kitap buldum. Tombik Ayı Kaybolunca. Böylece mutlu ve park cezası yemeden oradan uzaklaştık.
Tombik Ayı, bir seri. Türkçeye çevrilmiş beş kitabı var.
Deniz, seri kitaplara alışkın ve seviyor. Bu alışkanlıkla sevdiği her kitap için (seri olsun olmasın) bunun diğerlerini de al bana, diyor. Tombik Ayı'yı okuduğumuzda da kaide bozulmadı.
Tombik Ayı, bir gün ormanda dolaşırken vaktin nasıl geçtiğini anlamaz. Bir anda hava kararır. Rüzgâr şiddetini arttırır. Eve nasıl döneceğini bilemeyen Tombik ayı eni konu korkmaktadır. Neyse ki onu çok seven ve düşünen arkadaşları vardır.
Birlikte döndüler mağaraya,
geldiler yeniden bir araya.
Anlattı başından geçenleri Tombik Ayı,
uyumak üzereyken arkadaşları.
Birbirlerine sarıldılar, güzel rüyalara daldılar.
Tombik Ayı sonunda güvendeydi.
Onu seven arkadaşlarının olması ne güzeldi.
İşte bu da yazar Karma Wilson'un hikâyeyle benzer bir izleğe sahip kısa biyografisi:
Bir zamanlar bir yazar vardı. Yazar çok korkuyordu. Ama bir arkadaşı onu hiç yalnız bırakmadı, ona cesaret verdi. Arkadaşının adı Sarah Goodrich'ti. Sevgili dostum, teşekkürler. K.W.



Yazan Karma Wilson
Resimleyen Jane Chapman
Çeviren Gülbin Baltacıoğlu
Pearson Türkiye
Okul öncesi